Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sin de Şebinkarahisar

| | Yorum ekle | Trackbackler (0) | Sonraki | Önceki
Evliya Çelebi - SeyahatnameEvliya Çelebi'nin Şebinkarahisar Hakkında Verdiği Bilgiler:

Şebinkarahisar'ın Vasıfları : Şarkıkarahisar buna (Şebinkarahisar) da derler. İki Karahisar vardır. Biri bu Erzurum Toprağındadır ki adına (Karahisar-Şarki) derler. Diğeri Anadolu toprağındadır ki adına (Karahisar Sahip) derler. Karahisar denmesine sebep, Kalesinin taşlarının siyah olmasındandır.
İlk hakimi Aykaniye hükümdarlarından Kayama'lardır. Sonra Trabzon'daki Rumların eline geçmiştir. Daha sonra Fatih fethedip, Selim Han devrinde yazılarak başkaca Sancak beyi merkezi olmuştur.
Beyinin hası 13.000 akçadır. Livasında 32 Zeamet, 94 Tımar vardır. Paşası askeriyle 2000 kadar askeri olur. Paşasının senede 40 kesesi olur. Nice kereler arpalık olarak 3 tuğla vezirlere ihsan olmuştur. Hatta burası Ahısha veziri Sefer Ağa' ya verilmekle onun adımı ve silahlısı derviş Ağa buradan ellibin kuruş aldı derler. Yüzelli akçalık şerif kazadır. Kadısına senede Dört bin kuruş has olur. Şeyhülislamı, nakibüleşrafı, ayan ve eşrafı vardır. Sipahi Kethüda-yeri taban Ahmet Ağa' dır. Yeniçeri Serdarı, Subaşısı, Müftüsü, Kapan Emeri, Kale Ağası, Yüzelli kadar tımarlı kale neferleri vardır. Varoşu : Dokuz mahalle, 1600 toprak örtülü evdir. Ev pencereleri kuzeye bakar, tamamı 42 mihraptır. Cuma namazı kılınır camilerdir. Üç tekkesi, iki hamamı, 4 hanı, yedi çocuk mektebi, çarşıları o kadar süslü değilse de (Taban Ahmet Ağa' nın) yaptırmış olduğu kagir bedesten yeni dükkânlar vardır. Ortası geniş caddedir. Üzeri örtülü olup iki başında sağlam kapılar vardır. Her gece kapanır, gözcüleri vardır.

Karahisar-ı Şebi : Dağlarında kırmızı şeb olur. Kuyumculara yarar. Diyar Diyar götürürler. Dağlarda dörtlü, beşli, altılı, Süleyman mührü şeklindedir. Kuyumcular bununla Gümüş ağartırlarmış. Cerrahlar' da (Serkene ) Merhemine korlar. Nahoş yaraya da bu şepten ekerler. Daha nice hassası vardır. Şehrin livası yufka ekmeği ile ayvası meşhurdur. Üç gün kale dibinde Taban Ahmet Ağa’nın mamur sarayında misafir olup çarşıdan, kahveye şeker ve diğer lüzumlu şeyler alınarak hareket edip Mağraval ve Kudret derelerinde biriken bir çayı geçtik. Batı tarafa altı saat giderek (Yakup Ağa) köyü konağına vardık. Müslümanlı, Ermenili, mamur Zeamettir. Buradan yine batıya Kerkük Çayı (Kelkit Çayıdır) kenarınca beş saat giderek Koyulhisar deresiyle boğaz kesen denilen korkunç yerden geçtik. 9 saat giderek (Hacı Murat) Kalesine vardık. I. Dünya savaşı yıllarında bazı mahalli eşkiya teşebbüslerinin yanı sıra şehirdeki Ermeni ve Rumların isyan hareketlerine giriştikleri görülmüştür. 1915 yılında patlak veren Ermeni hadisesinde isyancılar tarafından şehir yakılıp yıkılmış, kale tahrip edilmiştir. Rusların Harşıt çayına kadar ilerlemeleri yüzünden şehirde kıtlık baş göstermiş, halk iç kısımlara göç etmek zorunda kalmıştır.

K: kultur.gov.tr

Yorumlar

Yorum ekle
Spam mesajları önlemek için bu sitede onaylama/inceleme sistemi vardır. Mesajınızın görüntülenmesi zaman alabilir.